
Karlar erimiş; İstanbul’a bahar gelmiş. Bahçe şahane. Güller açmış, ağaçlar yapraklarla donanmış. Öyle olunca biz de dersleri sermişiz. Hepimiz ‘beni bu güzel havalar mahvetti’ modundayız. Arka sırada Mehru’nun ‘çetesi’! Ön sırada üç silahşörler: Ben, Feyhan ve Mine Sayın. Mehtap Gerelioğlu, Semiral. Bir de bugünün Prof.u Lerzan.

Bu resimde ise sevgili öğretmenimiz Nahit Güçlü ile birlikteyiz. Mantık derslerimize gelirdi. Okulun felsefe grubu öğretmeniydi. Çok sağlam bir kitaplığı ve kültürü vardı. Beni ütopyalarla ve çok etkilendiğim Campanella’nın Güneş Ülkesi kitabıyla tanıştıran kişi. Bu resimde ayrıca geleceğin profesörü bir başka arkadaşımız var: Prof. Dr. Berin Çetinarslan. Benim bildiğim en az üç prof. dr var bu şanlı fen C sınıfında :)) Ne doktor sıkıntımız var ne avukat! Resimdekilerden iki kişi hariç hepsi yatılı. Eski yatakhane güzel sanatlar lisesi yapılıncaya kadar okulumuz yatılıydı…
Benim siyah beyaz lise anılarımdan bir bölümü böyle işte. İster siyah beyaz olsun isterse renkli anılar değerli; anılar paylaşıldıkça güzel. Böyle düşündüğüm için paylaşmak istedim…
Sevgilerimle.
Benim siyah beyaz lise anılarımdan bir bölümü böyle işte. İster siyah beyaz olsun isterse renkli anılar değerli; anılar paylaşıldıkça güzel. Böyle düşündüğüm için paylaşmak istedim…
Sevgilerimle.