Çalıkuşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çalıkuşu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2016 Cuma

EKL 100 yaşında

Erenköy Kız Lisesi 100 yaşında!

Kadıköy’ün en köklü eğitim kurumlarından Erenköy Kız Lisesi’nin bu yıl 100.yılı kutlanacak. Bir asırlık tarihi gelecek kuşaklara aktarmak isteyen Erenköy Kız Lisesi Mezunları Derneği, okulun tarihinin anlatıldığı belgesel kitap çalışması yürütüyor

Erhan DEMİRTAŞ
Cumhuriyet kurulmadan önce kız çocuklarına eğitim vermek için 1916’da açılan ve Türkiye’deki birkaç okuldan biri olan Erenköy Kız Lisesi bu yıl 100. yaşını kutluyor. Hem İstanbul’un hem de Kadıköy’ün en eski eğitim kurumlarından olan Erenköy Kız Lisesi’nin ilk mezunları da ilkleri başaran kadınların adlarıyla biliniyor. Erenköy Kız Lisesi Mezunları Derneği üyeleri de bu yıl gerçekleştirecekleri etkinliklerle okulun 100. yılını kutlayacak.

TARİHİ BİR YAPI
Göztepe Ömerpaşa Sokağı’ndaki Şehremini Rıdvan Paşa’nın köşkü, paşanın bir cinayet sonucu öldürülmesiyle Mebeyinci Faik Bey’e satılır. Köşkü 7500 altına Faik Bey’den alan Maarif Nezareti 1911’de Kız Numune Mektebi’ni açar. Okul 1916’dan itibaren Erenköy İnas Sultanisi adıyla yani kız lisesi adıyla hizmet verir. Okulun yatakhane binası olan Topçu Reisi Hacı Hüseyin Paşa Köşkü de Maarif Vekilliği tarafından son sahibi 5. Murad’ın kızlarından Hatice Sultan’dan satın alınarak okulun yatılı kısmına eklenir. Okul 1945 yılında çıkan yangın sonrasında eğitime bir süre ara verir. 1955’te şimdiki binasında eğitime başlar. 1990’dan sonra okula yatılı öğrenci alınmaz. Tarihi Rıdvan Paşa Köşkü de İtalyan mimarisi örneklerindendi. Duvarları, boy aynaları, salonları, heykelleri ile ünlü olan bu köşkün tavanları nakışlı avizelerle süslüydü.

100. YIL İÇİN BELGESEL
Erenköy Kız Lisesi Mezunları Derneği üyeleri, okullarının 100. yılı için önemli bir projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyor.  Maltepe Üniversitesi İletişim Fakültesi ile birlikte yürütülen çalışma ile Erenköy Kız Lisesi’nin bir asırlık tarihini kitaplaştıracak. Tarihi fotoğraflar, eski mezunların anıları ve röportajların da yer alacağı bu çalışmanın adı ise “100 Yüze” olarak belirlendi.  Belgeleme amaçlı çalışmalar, mezunlarla sözlü tarih yöntemi kullanılarak yapılan niteliksel araştırma çalışması yanında Erenköy Kız Anadolu Lisesi’nin eğitim-öğretimle ilgili arşivinde geçmiş 100 yıldan izlenimler verecek doküman ve fotoğrafların tespit edilmesini kapsıyor. Çalışma hakkında bilgi veren Erenköy Kız Lisesi Mezunları Derneği Başkan Yardımcısı Nesibe Kal,  bu çalışmayla gelecek kuşaklar için bir belge bırakmak istediklerini söyledi. Belgesel çalışmaları için 24 Nisan’da okul bahçesinde etkinlik düzenleyecekleri bilgisini Paylaşan Kal, “24 Nisan Pazar günü okulumuzun bahçesinde bir sergi düzenleyeceğiz. Hem eski hem de yeni mezunlar ellerindeki fotoğrafları getirip bizimle paylaşacak. Kitap çalışmasına katkı sunmak isteyen mezunlarımız için de bir köşe ayıracağız ve isteyen herkes anılarını yazabilecek, fotoğraf paylaşabilecek” dedi. Kal, belgesel projesine destek sunmak isteyen herkesin yardımlarını beklediklerini ifade etti.

HER YIL 44 ÖĞRENCİYE BURS
Erenköy Kız Lisesi Mezunları Derneği her yıl lise ve üniversitede eğitim gören 44 kız öğrenciye burs veriyor. Derneğin çalışmalarını ve hedeflerini anlatan Erenköy Kız Lisesi Mezunları Derneği Başkanı Gülay Şarlak, kız çocuklarının eğitim görmesinin önemli olduğunu vurguluyor. Dernek üyelerinin kermes ve gezi gibi çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Şarlak, “ Kendi emeğimizle çocuklarımızın eğitim görmesi için elimizden geleni yapıyoruz. Gezi ve kermes gibi etkinlikler düzenliyoruz. Bu etkinliklerden elde edilen gelirlerle de çocuklarımıza burs imkânı sağlıyoruz” dedi. Dernek, ortaöğretimde okuyan kız öğrencilere 150 TL, üniversitede eğitim gören kız öğrencilere de 200 TL burs veriyor. Başarılı ama ihtiyaç sahibi öğrencilerin eğitimlerinde daha da başarılı olması için emek harcadıklarını belirten Şarlak, şu an derneğe üye 400 mezunun olduğunu ama genç mezunların da dernek çalışmalarına katılmasını istiyor.

YANGINDAN SONRA…
Erenköy Kız Lisesi’nin 1944 yılı mezunlarından ve Türkiye’nin ilk kadın doktorlarından Mutlu Urcun, anılarında o geceyi şöyle anlatıyor: “22 Şubat gecesi çıkan yangından haber alır almaz hemen okula koştum. Yangın kalıntılarının arasında büyük üzüntüyle gezindim. Köşkün gösterişli avizelerinden bir parça buldum.”
Yangının çıktığı gün Erenköy Kız Lisesi Mezunları Derneği’ni kurma kararını aldıklarını anlatan Urcun, 22 arkadaşıyla beraber 71 yıllık derneğin temellerini atar. Amerika’da emekli doktor olarak yaşamını sürdüren Mutlu Urcun, yangında bulduğu avize parçasını bugüne kadar hep başucunda sakladı. Yangından kurtarılan avize parçası şu günlerde Erenköy Kız Lisesi Derneği’nde saklanıyor.
Dr. Mutlu Urcun, 2011 yılında düzenlenen mezunlar gecesinde yaptığı konuşmada Erenköy Kız Lisesi’ni şöyle anlatıyor: “ Yüz yıl dile kolay… Bu okul Meral, Melda, Mutlu biz üç kardeşe eğitim verdi. 1934-1944 yılları arasındaki bu eğitimle bizi hayata hazırladı. Ben doktor, diğerleri de avukat oldu. Erenköy Kız Lisesi bize anneliği, hayat mücadelesini öğretti. Aldığımız diploma, zorlukların kapılarını açan anahtar oldu. Ben 13 yaşında beş gün beş gece sadece Melda ablamla, trenle Sarıkamış’tan İstanbul’a gelmiştim. Sırf Erenköy Kız Lisesi’nde okumayabilmek için.”

İLKLERE İMZA ATTILAR
Erenköy Kız Lisesi’nden mezun olan öğrenciler bazı alanlarda Türkiye’de ilk kadın olma özelliğini taşıyor. 1928 yılında mezun olan Belkıs Derman Türkiye’de ilk kadın eczacı. Türkiye’nin ve dünyanın ilk kadın Yargıtay üyesi Melahat Ruacan, ilk kadın radyolog Dr. Saadet Gören, ilk kadın müfettiş Nebahat Kunt, İlk kadın astronom ve dekanı Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan ve Türkiye’nin ilk kadın antropoloji profesörü Prof. Dr. Semiha Tunakan, bu isimlerden birkaçı.

“KINALI YAPINCAK” İLE EVLENDİ    
“Yaprak Dökümü”, “ Çalıkuşu” gibi romanların yazarı Reşat Nuri Güntekin, 1920’lerde Erenköy Kız Lisesi’nde edebiyat dersleri veriyordu. Güntekin 1927 yılında Erenköy Kız Lisesi’nden yeni mezun olan öğrencisi Hadiye Hanım ile evlenir. Meral Urcun , “Derste öğrencisi Hadiye Hanım’a ‘kınalı yapıncak’ dermiş” diye anlatıyor.

Görüntülenme Sayısı : 42 Kez Görüntülendi.





(Gazete Kadıköy, 14.4.2016)

14 Nisan 2012 Cumartesi

Çalıkuşu, Kınalı Yapıncak, Reşat Nuri Güntekin'den izler...

Ela Güntekin


Merhaba arkadaşlar;
Nisan bizler için mezunlar günü demek ama İstanbul'da bugünlerde şakır şakır yağmur yağıyor. Eh öyleyse okulumuzla sanal bir buluşmaya ne dersiniz?
Aşağıda lisemizin resmi web sitesinin adresini veriyorum. Bu adreste size bir sürpriz var ki o da lisemizde sanal tur. Mutlaka izleyin bence. Uzaklardaki tüm lise arkadaşlarımıza da öneriyorum.


Bir de okulumuzun yüz yıllık tarihinden fotoğraflar ve kesitlerin yer aldığı, EKL'yi Bitirenler Derneği Başkanı Sn. Meral Urcun'un anılarıyla renk kattığı belgesel (tanıtım filmi) var ki harika... Metnini dikkatle dinleyince çok hoşuma gitti. Kim yazdıysa tebrik ediyorum. O metinde bahçedeki ağaçlar, koridorlar, sıralar, hepsi adeta dile gelmiş. A, bir de 7. dakikanın ortalarında benim bu bloga koyduğum fotoğrafım var!


Tanıtım filminde de sözü edildiği gibi ünlü romancımız Reşat Nuri Güntekin o ünlü romanı Çalıkuşu'nu bu okulda öğretmenken yazmaya başlamış. Yine EKL mezunlarından ve sonradan eşi olacak Hadiye Hanım'a Kınalı Yapıncak dermiş. (Bildiğiniz gibi Kınalı Yapıncak, Güntekin'in Dudaktan Kalbe romanındaki ünlü roman kahramanlarından biridir.)
"Erenköy Kız Lisesi'nde öğrencisi olan, 'bitanem' diye hitap ettiği Hadiye Hanım'la 1927'de evlenir Reşat Nuri. Hadiye Hanım, sıtma hastalığıyla mücadelesiyle tanınan İzmitli doktor Feyzullah İzmidi'nin torunudur ve Erenköy Kız Lisesi'nde sesinin güzelliğiyle tanınmıştır. Sesi öyle güzeldir ki, okul idaresi onu yurtdışına göndermek ister ama babasının izin vermemesi nedeniyle, müzik aşkı yarım kalır. Hadiye Hanım ve Reşat Nuri Bey'in 1927'de başlayan yaşam ortaklığı tanrıya yakarılarak gelen bir evlatla şenlenir. Bu evladın adı Ela'dır, tam 14 yıl sonra doğmuştur Güntekin ailesinin şafağına. Doğuşu öyle önemlidir ki babası için, kızının hatıra defterine şu satırları nakşedecektir Ela 10 yaşındayken: "11 Mart 1951, Ela kızım, ben çocukken, senin yaşında iken, gökyüzünde aya bakardım, 'Ay dede ay dede, oğlun kızın çok dede, birini bana versene, Allah sana çok vere,' diye dua ederdim. Ay dede beni işitti. Çocuklarının birini bana verdi, 'Adı Ela kız olsun,' dedi. 'Benim kadar çok ömrü, benimkiler kadar güzel çocukları olsun,' dedi. Ela kızın babası Reşat Nuri Güntekin." http://www.sabah.com.tr/Pazar/2010/08/22/bu_dunyadan_ela_gecti





Güntekin ailesi uzun yıllar Büyükada Maden'de 119 numaralı köşkte yaşadı. Yazarın 1956'daki ölümünden sonra da evde eşi Hadiye Güntekin ve kızı Ela Güntekin kaldılar. Büyükada yürüyüşlerinde adanın Sedef Adası tarafına geçerseniz ya da faytonla Büyük Tur yaparken bu evin önünden geçersiniz. Evin bir yanı deniz bir yanı ormandır. Bahçesiyle, manzarasıyla, bir sofaya açılan odalarıyla büyük romancının o sade ve sıcak üslubuyla herkesin zevkle okuduğu romanlarını yazdığı bu ev işte karşınızda durmaktadır.
Bugün sizlere yüzüncü yılını tamamlayan okulumuzun anılarla dolu tarihinden ilginç bir yaprağı aralamaya çalıştım. Biliyorum ki daha pekçok değerli yaprak var aralanacak...

Büyük yazar R. N. Güntekin, eski mezunlarımızdan Hadiye Güntekin ve çevirmen meslekdaşım Ela Güntekin'in anılarına saygıyla...


NOT: Mezunlar derneğimizin gezileri bu ay da devam ediyor. Katılmak isteyenlere duyururum.